ŞUNLARI YAPTIKTAN SONRA HİÇBİR HASTALIĞINIZ KALMAZ

ŞUNLARI YAPTIKTAN SONRA HİÇBİR HASTALIĞINIZ KALMAZ

Yazının biraz uzun olduğunun farkındayız ama bu tavsiyeler hayatınızı değiştirecek. Hasta olma riskiniz neredeyse ortadan kalkacak.

► Düzenli olarak elma yiyin.

► Yediğiniz zeytinlerin çekirdeklerini korkmadan yutun.

► Çörek otu yağı için ve saçınıza, cildinize, yüzünüze sürün.

Çörek otunun ölümden başka her derdin devası olduğuna dair hadisler vardır ve günümüzde batı dünyası da yaptığı bilimsel tetkikler ile bu hadisleri doğrulamış ve çörek otunu mucizevi faydaları olan bir bitki kabul etmiştir. Kalp, tansiyon ve şekerden tutun da saç zayıflamasına, dökülmesine ve kırlaşmasına kadar hemen her şeye, yüzlerce farklı rahatsızlığa muazzam bir tesiri/şifası vardır.

► Çörek otunu kokusundan ve tadından dolayı içemezseniz (ki insanların çoğu içemiyor) çörek otu yağının kapsül haline getirildiği ürünler mevcut, onlardan alın ve kolayca sabah akşam yemeklerden önce ikişer adet yutun.

Çörek otu yağı kapsülleri alırken, kullanılan çörek otunun tamamen doğal olduğuna, ısıtmadan soğuk sıkım yapılarak yağının alındığına, yağa başka katkı maddeleri katılmadığına ve kapsül haline getirilirken kullanılan jelatinin domuzdan değil sığırdan üretildiğine dikkat edin.

► İncir mucizesini de kaçırmayın! Kuş başı kıyılarak hakiki zeytin yağında birkaç gün bekletilmiş kuru incir yiyin.

Her gün düzenli olarak, zeytin yağında 3-5 gün bekletilmiş kuru inciri, arada zeytin yağı da yutacak şekilde kaşıkla, sabah akşam aç karnına, yemeklerden önce düzenli olarak yiyin. Zeytin yağı yutmaktan ve içmekten çekinmeyin. Zeytin yağı, meyve suları gibi içilse bile şifadan başka bir şeye sebep olmaz. Hiçbir zararı olmaz.

►Kuru üzüm ile zihniniz açılır, hafızanız uçuşa geçer. Dikkatinizi toplamanız kolaylaşır. Çekirdekli ve kara olanlarından değil, çekirdeksiz ve açık renkli olan kuru üzüm yiyin.

► Türk kahvesi ile aranız yoksa arayı bulun.

Türk kahvesi de muazzam bir şifadır ve zihin açıcıdır. Sabahları kahvaltıdan bir saat kadar sonra Türk kahvesi için… Türk kahvesi, abur cubur ve sürekli tatlı yeme isteğinizi de bastıracaktır.

►Sallama çayları, plastik bardak ve şişeleri, damacana suları terk edin. İş görür bir su arıtıcı kullanın. Bekleyen ve paketlenip taşınan sulardan uzak durun. Özellikle plastik kaplarda, pet şişelerde taşınan ve güneş görmüş suları içmeyin. Bunların kanser yaptığı yapılan tetkiklerde kesinleştirildi. Normal çay demlemeden önce çayı bir süzgeç yardımı ile bolca soğuk su ile yıkayın. Sadece şunlara dikkat ederek bile kanser olma riskini yüksek oranda azaltacaksınız.

► Ayçiçek yağlarını ve margarini terk edin.

Gerekirse başka yerlerden kısın ve paranızı zeytin yağına verin. Damak tadınıza farklı gelirse direnin, bir süre zorlanacaksınız ve birkaç ay sonra alışacak ve hiçbir zorluk çekmeyeceksiniz.

► Kaçınmadan, çekinmeden, imkanınız nispetinde bol bol tereyağı, yumurta, süt ve sağlıklı kırmızı ve beyaz et tüketin.

► Piliç ve yumurta sektöründe de insanlık dışı oyunlar dönüyor. Güvenilir, tamamen doğal ve ahlaki şartlarda üretilmiş ve oynanmamış yumurta satan satıcılar bulup onlardan alış veriş edin. Bu bozuk düzenin değişmesi için, her nerede dürüst üretici ve satıcı bulursanız destekleyin. Marketlerde artık ekonomik fiyatlara günlük sütler bulunabiliyor. Süt gibi görünen uzun raf ömrü olan, içine türlü kimyasallar karıştırılan karışımları almayın, içmeyin, kullanmayın. Meyve suyu oldukları iddiası ile satılan boyalı sulardan uzak durun.

► Helal sertifikası hilelerine aldanmayın! Türkiye’de ve dünyada gerçekten helal ürünler üretilmesini sağlayacak, bu üretimleri hakkı ile denetleyecek ve helal gıda sertifikası verecek tek bir kurum, kuruluş, vakıf, dernek yok. Türkiye’de en meşhur ve güvenilir olmuş helal gıda sertifikalandırma kuruluşlarının helal sertifikası verdiği ürünlerin bile çoğu helal kriterlerine ve sağlık kriterlerine uygun değil.

► Zeytin yağını da çörek otu yağı gibi için, sürün, bol bol kullanın.

Zeytin yağı hakkında da hadisler var ve artık bunları modern tıp bile ispat etti. Avrupalılar bile bunlara kıymet verip tüketmeye çalışıyorlar.

 İlaçSektörü’nün soygunundan kurtulun. Bir yeri düzeltmeye kalkıp başaramazken, onlarca yeri de bozan ilaç görünümlü zehirlerden kurtulun. Bir ilaç bir insana yıllarca reçete edilir mi?

Sağlıklı gıda tüketemediğiniz için ilaçlara mahkum oluyorsunuz ve o ilaçlar size, eksik tükettiğiniz için sağlığınızın bozulmasına sebep olan vitaminleri, proteinleri, mineralleri, lifi vermediği sürece aslında ilaç değildir. Ve bu sistem bir sömürü çarkıdır.

Sizin eksiğiniz, gıdalardan yeterli değerleri alamamanız. Hayatınızda besleyici meyve, sebze ve dolayısı ile lif yok, yeterli vitamin, protein ve mineraller yok. Bunları almaya çalıştığınız sebze ve meyvelerde can yok. Adeta çöp yiyorsunuz. İhtiyacınız olduğu halde eksik kalan bu şeylerin vücudunuza girmesini sağlarsanız, vücudunuz zaten hastalıklarla savaşacak şekilde yaratılmış ve siz ne olduğunu bile anlamadan vücudunuz gereğini yapıp hastalıklarla savaşır ve yener.

►İşte bu zamanda kuru incir tarifini, çörek otu yağını, zeytin yağını aklı başında herkes kullanır ve diğer tarif edilen hususlara da dikkat eder. Maddi imkanı olanlar bunların yanına hakiki bal da katar.

►Çaylarınıza toz şeker yerine hakiki bal ve tarçın katmayı da deneyin. Tarçın da kolayca/zorlanmadan tüketilebilen ve çok faydalı bir bitkidir. Çok sıcak iken çaya bal katılmamalıdır. Hakiki bal buz dolabına konmaz. Kapalı bir kutuda, serin bir yerde binlerce sene geçse bile bozulmaz. Piramitlerden binlerce sene sonra çıkarılan ballar hala yenilebilecek haldeydiler.

► Balı ve zeytin yağını buz dolabının dondurucu kısmına koyun. Donuyorlar ise doğallardır. Kısmen donup kısmen donmuyorlarsa, donan kısmı doğal, donmayan kısmı başka bir malzemedir. Hiç donmuyor ise o ürünün bal ya da zeytin yağı ile alakası bile yoktur. Bu size şaşırtıcı gelmesin, çünkü piyasada hiç arı görmemiş sözde ballar tonlarca satıldı, satılıyor. Başka başka ucuz yağlar karıştırılarak ve biraz aroma biraz renklendirici de katılarak şeklen zeytin yağına benzetilen yağlar da halen tonlarca satılıyor.

► Şifa niyetine kullandığınız ürünlerden beklenen faydayı görmediyseniz, hakiki diye sahtesini, doğal diye katkı maddeli ve ilaçlı olanını, taze diye bayat olanını aldınız demektir. Ya da düzenli kullanmayıp ihmal ettiniz demektir.

Şu tarif edilenlere riayet eden birisinin sağlıklı olmaması, hasta olması, sağlığı bozulmuş olsa da şifa bulamaması başka türlü mümkün değildir.

Bu önemli bilgileri not alın ve herkesle paylaşın özellikle facebookta..

Sağlıklı mutlu günler dileriz.

 

loading...
loading...
loading...
loading...
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ